Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan Deprem Açıklamaları
Son dönemde doğru tahminleriyle ön plana çıkan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde ağustos ayında meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından önemli açıklamalarda bulundu.
Üşümezsoy, CNN Türk’e yaptığı açıklamada, Sındırgı çevresinde büyük bir deprem beklenmediğini ancak Simav hattının hala risk altında olduğunu belirtti.
“Sındırgı’nın Güneyinde Büyük Deprem Beklenmiyor”
Üşümezsoy, bölgedeki fay hareketlerini inceledikten sonra, “Sındırgı’nın 7-8 kilometre güneydoğusundaki fay hattına doğru bir hareket var. Bu, bölgenin dağlık kısmında yaşanıyor. Yaklaşık 100 kilometrelik bir yüzey yırtılması söz konusu. Ancak bu, büyük bir deprem ihtimalini göstermiyor” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Depremler sonrasında paniğe kapılmamaları gerektiğini vurgulayan Üşümezsoy, “6.1’lik ana depremin ardından oluşan 4.2 büyüklüğündeki sarsıntı bir artçı depremdir. En fazla 4.9 büyüklüğünde sarsıntılar yaşanabilir. Geceyi dışarıda geçirmelerine gerek yok, bu fay hattı kırılmasını tamamladı” ifadelerini kullandı.
“Karadeniz’deki Sarsıntılar Tetiklenen Depremler”
Üşümezsoy, Karadeniz açıklarında meydana gelen 3.9 büyüklüğündeki depreme de değinerek, bu depremlerin Marmara’yı etkilemeyeceğini belirtti. “Karadeniz’deki depremler, kuzey yönünde artçı değil, tetiklenen depremlerdir. Marmara’daki fay sistemini etkilemez” dedi.
“Geriye Sadece Simav Kaldı”
Bölgedeki diğer fay hatlarına da dikkat çeken Üşümezsoy, “Sındırgı ve çevresindeki iki ana fay hattı kırıldı, uzun süre bu bölgede deprem beklemiyoruz. Ancak geriye sadece Simav kaldı, Simav’daki fay henüz kırılmadı” açıklamasında bulundu.
Uzman, dağlık kesimlerde kerpiç yapıların risk oluşturduğuna dikkat çekerek, “Bu bölgelerde yıkımlar olabilir. Fayların birbirine stres aktarmasıyla Simav hattı daha da gerildi. Bu nedenle dikkatli olunmalı” uyarısında bulundu.
“Silivri ve Marmara’da Korkulacak Bir Durum Yok”
Silivri çevresinde meydana gelen sarsıntıların endişe verici olmadığını dile getiren Üşümezsoy, “Silivri’nin içinde yer alan çukur, iki kırık arasında kalan bir faydır. Burada büyük bir deprem beklenmez. Dün Karadeniz’deki deprem de aynı sistemin bir parçasıydı, Silivri’de yaşayanların korkmasına gerek yok” şeklinde konuştu.
Üşümezsoy, Marmara’daki riskli bölgeye de dikkat çekerek, “1999’dan bu yana en fazla risk taşıyan hat Kumburgaz–Silivri çukurundaki 35 kilometrelik faydır. Bu fay en fazla 6.5 büyüklüğünde bir deprem üretir. Ancak Silivri–Yeşilköy arasındaki hattın iki parçalı olduğunu düşünüyorum. Bu iki parça ayrı ayrı kırılırsa, en fazla iki adet 6.2 büyüklüğünde deprem olabilir” açıklamasında bulundu.
16 Temmuz’da Vurgulamıştı
Üşümezsoy, 16 Temmuz’da yaptığı açıklamada, kamuoyunda sıkça dile getirilen “İstanbul’da 7.2 büyüklüğünde büyük bir deprem olacak” söyleminin bilimsel bir temeli olmadığını belirtmişti.
İstanbul merkezli deprem senaryolarının yanlış modellere dayandığını savunan Üşümezsoy, asıl riskin Marmara’nın güneyinde; özellikle Balıkesir, Simav, Uşak ve Sındırgı çevresinde olduğunu vurgulamıştı.