9 Mart 2026

Dış ticarette bozulma sinyali: 2026 zor başladı

Dış ticarette bozulma sinyali: 2026 zor başladı

Finansmana Erişimde Zorluklar İhracatı Zorluyor

Finansmana erişim koşullarının sıkı ve maliyetli olması, yatırımları olumsuz yönde etkiliyor. Yüksek faiz ortamı, kapasite artırımı ve teknoloji yatırımlarının ertelenmesine neden olmaktadır. Bu durum ise orta vadede ihracatın niteliğini ve katma değerini artırma hedefini zorlaştırmaktadır.

2026 yılı dış ticaret cephesinde zorlu bir başlangıç yaptı. Ocak ayında dış ticaret dengesindeki bozulma eğilimi devam etmekte olup, ihracat yıllık bazda yüzde 4 azalarak 20,3 milyar dolar seviyesine gerilerken ithalat yüzde 0,1 artarak 28,6 milyar dolara yükseldi. Bu durum ise yılın ilk ayında dış ticaret açığının genişlediğine işaret etmektedir.

Enerji ürünleri ve altın hariç verilerde ise bozulma sinyalleri daha belirgin bir şekilde kendini göstermektedir. Çekirdek ticareti baz aldığımızda, ihracat yıllık bazda %2 azalarak 19,1 milyar dolara gerilerken ithalat yüzde 5,3 artarak 21,9 milyar dolara yükseldi. Yani, temel sorun çekirdek ticarette yaşanmaktadır.

2025 yılında ihracatın %4,5 artarak 273,4 milyar dolar seviyesine ulaştığını ve ithalatın ise %6,3 artarak 365,5 milyar dolara yükseldiğini hatırlarsak, ithalat artış hızının ihracatı geride bırakması dış ticaret dengesi, iç talep ve enflasyon dinamikleri açısından olumsuz bir tablo oluşturmaktadır.

Küresel Rekabet Baskısı Artıyor

2026 yılında küresel ticaret ortamının destekleyici olmadığını belirtmek gerekir. Yüksek gümrük duvarları ve jeopolitik gerilimler, bu durumun temel sebepleri arasında yer almaktadır. Avrupa Birliği ile Hindistan arasındaki dış ticaret anlaşması, Türkiye açısından risk oluşturmaktadır. Otomotiv ve imalat sektörlerinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatabileceği öngörülmektedir.

Ayrıca, ABD’nin uyguladığı gümrük vergilerindeki belirsizlik küresel ticaret potansiyelini olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Türkiye’nin demir-çelik ve tekstil gibi temel ihracat kalemleri bu durumdan doğrudan etkilenmektedir.

Yurt İçindeki Zorluklar

Yüksek enflasyon, üretim maliyetlerini artırmaya devam etmektedir. Girdi maliyetlerindeki artış, düşük ve orta segmentte faaliyet gösteren ihracatçıların rekabet gücünü azaltmaktadır. ABD Doları’nın değer kaybetmesine rağmen, reel kur politikası ihracatçıların fiyat avantajını sınırlamaktadır.

Finansmana erişim koşullarının sıkı ve maliyetli olması, yatırımları baskı altına almaktadır. Bu durum, kapasite artırımı ve teknoloji yatırımlarının ertelenmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla, orta vadede ihracatın niteliğini ve katma değerini artırma hedefi zorlaşmaktadır.

2026 İhracatı İçin Zorlu Bir Yıl Olacak

Özetle, 2026 yılı dış ticaret açısından zor bir süreçle başlamıştır. İthalattaki hızlı artış, içerideki enflasyon ve finansman maliyetleri ile birlikte dışarıdaki ticaret savaşları ve korumacılık eğilimi, ihracatçılar için zorlu bir yıl olacağını göstermektedir. Rekabet gücünü koruyabilmek için enflasyonun düşmesi, verimlilik artışı ve katma değerli üretim önemli faktörlerdir.