Sağlık Zonguldak’ta Aynı Hastanede Görev Yapan Hemşire Çiftin Omuz Omuza Şifa Mesaisi • Sağlık Haberi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi koridorları, hastaların şifa aradığı bir sağlık merkezi olmanın ötesinde, hayatlarını hem mesleklerine hem de Hakan Kaplan 6 Nisan 2026 Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi koridorları, hastaların şifa aradığı bir sağlık merkezi olmanın ötesinde, hayatlarını hem mesleklerine hem de birbirlerine adayan bir çiftin ortak yaşam alanına dönüşmüş durumda. Biri kemik iliği nakil ünitesinde, diğeri ise koroner yoğun bakımda görev alan Efnan ve Koray Olgun çifti, dokuz yıl önce birleştirdikleri hayatlarını çalıştıkları kuruma da taşıyor . Yoğun mesai şartlarını ve mesleğin getirdiği ağır psikolojik yükü omuz omuza vererek aşan hemşire çift, sağlık hizmetinin ardındaki görünmez fedakarlığı gözler önüne seriyor.Yollarının kesiştiği Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi, onlar için adeta ikinci bir yuva konumunda. Kırk bir yaşındaki Efnan Güven Olgun hastanenin kemik iliği nakil ünitesinde ter dökerken, otuz sekiz yaşındaki eşi Koray Olgun ise koroner yoğun bakım ünitesinde nöbet tutuyor . Dokuz yıl önce hayatlarını birleştiren ve bir çocuk sahibi olan çift, hastanede filizlenen beraberliklerini iş hayatındaki büyük bir mesleki uyumla perçinlemeye devam ediyor.Kliniklerin zorlayıcı atmosferine rağmen, mesleğin getirdiği tüm engelleri birbirlerine duydukları bağ sayesinde aşıyorlar. Özellikle ağır bakım gerektiren, yıpratıcı servislerde çalışmalarına rağmen, hastalarına umut olma gayesinden asla taviz vermiyorlar.“Zihinsel Yükü Eve Taşımak Zorunda Kalıyoruz”Süreci değerlendiren Efnan Güven Olgun, eşiyle aynı çatı altında mesai harcamanın gündelik yaşantılarına sunduğu katkılara değindi . İş ve ev dinamiklerini ortak bir ritimde yönettiklerini belirten deneyimli hemşire, şu ifadeleri kullandı: “Aynı dili konuşup aynı dertleri paylaşabiliyoruz. Sağlık sektörü yorucu, özveri, emek isteyen bir sektör. Her ne kadar işimizi fiziki olarak eve taşımasak da mental olarak taşımak zorunda kalıyoruz. İşimiz, her anlamda hayatımızın çok büyük bir kısmını etkiliyor.”Sahada mesai arkadaşı, evde ise hayat arkadaşı olmanın sağlık disiplininin o ağır sorumluluklarını hafiflettiğini vurgulayan Olgun, bu durumun kendileri için hiçbir zaman dezavantaj yaratmadığını dile getirdi . Aksine, yaşanacak nöbet sıkıntılarını önceden öngörebildikleri için bu ortaklığın kendilerine büyük bir avantaj sağladığını aktardı.Şifa Dağıtmanın Vicdani Boyutu ve EmpatiMesleğin teknik yönünün ötesinde manevi boyutuna da dikkat çeken Olgun, sağlık profesyonellerinin taşıması gereken empati yeteneğinin altını çizdi . Kendi cümleleriyle bu durumu; “Sağlıkçı olmak gerçekten vicdanla çalışabilmeyi gerektiren bir meslek. İnsanı anlayabilmek, gerçekten empati kurabilmek, aileden birine hizmet veriyor gibi davranabilmek, işini bitirdiğinizde vicdanınızın rahat olması gerek.” şeklinde özetledi.Hemşireliğin yalnızca tıbbi prosedürlerden ibaret olmadığını, bakım verme ve hastayı derinlemesine anlama noktasında kritik bir işlev gördüğünü belirten Olgun, hastaların en gizli sıkıntılarını bile kendileriyle çok daha rahat paylaşabildiğini kaydetti.Yoğun Bakımdan Doğan Ortak MutlulukEşiyle aynı lisanı konuşmanın, olaylara aynı perspektiften yaklaşabilmenin ayrıcalığını hissettiğini aktaran Koray Olgun ise yapılan fedakarlıkların büyüklüğüne işaret etti . İnsanlara fayda sağlama amacı doğrultusunda gece gündüz demeden çaba sarf ettiklerini anlatan yoğun bakım hemşiresi, hastalara adeta kendi aile fertlerinden biri gibi yaklaştıklarını belirtti.İş yükünü paylaştıkça zorlukların kolaylaştığını söyleyen Olgun, sözlerini şöyle tamamladı: “Mesleğimiz çok kutsal bir meslek . Eşimle aynı meslekte olduğumuz için birbirimize dertlerimizi anlatabiliyoruz. Sorunlarımız, sevinçlerimiz bile aynı. Hastalarımız tedavi olup buradan ayrıldıklarında birlikte mutlu oluyoruz.”Olgun Çiftinin Mesai ÖzetiGörev Yapılan Kurum: Zonguldak Bülent Ecevit