5 yaşında sayıları keşfetti, Japonya’yı salladı: Matematik zirvesine damga vurdu

Img

Çocukluk yıllarında başlayan matematik sevgisiyle yola çıkan ve erken yaşta hafız olan Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 11. sınıf öğrencisi Muhammed Enes Demirel, Türkiye’nin gururu oldu. Japonya’nın ev sahipliği yaptığı World Mathematics Invitational (WMI) 2026 Dünya Finali’nde altın madalyaya uzanan genç yetenek, ülkesini zirveye taşıdı.

Henüz küçük bir çocukken hafızlık unvanını alan Demirel, fen, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında düzenlenen gerek yurt içindeki gerekse yurt dışındaki pek çok organizasyondan derecelerle döndü.

Başarı zincirine son olarak Japonya’daki WMI 2026 Dünya Finali’ni ekleyen Demirel, bu büyük organizasyonda alkış toplayan bir performans sergiledi. Aslında bu başarı adım adım geldi; küresel ölçekteki ön eleme etabını dünya üçüncüsü olarak tamamlayıp finale adını yazdıran genç deha, son rauntta ise altın madalyayı göğüsleyerek hem okulunun hem de Türkiye’nin adını uluslararası arenada başarıyla duyurdu.

Kazandığı altın madalyanın gururuyla yurda dönen Demirel, içindeki matematik aşkını ve zirveye uzanan bu serüveni paylaştı. Sayılara olan merakının henüz 5-6 yaşlarındayken, 1’den 100’e kadar saymayı sökmesiyle başladığını ifade etti.

‘SAYILARLA UĞRAŞMAYI SEVİYORDUM’

Daha büyük sayıların nasıl devam ettiğini merak ettiğini ve akrabalarına sorduğunu belirten Demirel, “Soruyordum, ’10 bin’ diyorlar, çok seviniyorum 10 bin diye bir sayı varmış diye. Sonra ‘100 bin’, ‘milyon’, ‘milyar’, bunları söylüyorlar, çok hoşuma gidiyor. Sayılarla uğraşmayı seviyordum herhalde o zamanlar.” diye konuştu.

Demirel, tek basamaklı sayıların çarpımını öğrendikten sonra “Daha büyük sayılar nasıl çarpılır?” diyerek herhangi bir kaynağa bakmadan kendi kendine çarpmayı denediğini dile getirdi.

‘ALTIN MADALYA GELDİĞİNE GÖRE GÜZEL ŞEYLER YAPTIK’

Katıldığı yarışma hakkında bilgi veren Demirel, şöyle konuştu:

“Uluslararası yarışmalarda, matematik olimpiyatları özelinde öncelikle ülke içinde elemeler yapılıyor. WMI sınavının da ülke içinde bir ön eleme sınavı vardı. Bu eleme sınavında başarılı olan öğrenciler de final sınavına katılmaya hak kazanıyordu. Ön eleme sınavında dünya üçüncülüğü nasip olmuştu. Bu şekilde de finale gitmiş oldum. Finalde de iki aşamadan oluşan bir sınav vardı. Bu sınav aslında daha çok hız odaklı, kısıtlı süre içerisinde en fazla doğru soruyu işaretleyeceğin bir sınav. Final sınavında 15 soru ilk bölümden, 10 soru da ikinci bölümden vardı. Yanlış-doğru sayımız açıklanmadı ancak altın madalya geldiğine göre güzel bir şeyler yaptığımızı görebiliriz.”

Ödül töreninden önceki akşam sonuçların açıklanacağının kendilerine söylendiğini aktaran Demirel, “Beklerken elimize belgeler geldi. Bunun içinde sonuçların olduğu söylendi. Türkiye heyetinin başındaki hoca aldı eline, sonra gitti. Ben de bekliyorum ne madalyası geldi diye. 10-15 dakika bekledikten sonra ‘altın’ diye mesaj atıldı. Ben de çok sevindim. Final sınavına gidip ülkeyi temsil etmek ve bir öğrencinin kendi içinde bir şeyler yapabileceğine inanmasını sağlayan bir deneyimdi.” ifadelerini kullandı.

MUTLULUĞUNU DİLE GETİRDİ

Demirel, Çin, Japonya ve ABD gibi bazı ülkelerin bu olimpiyatlarda daha başarılı bir geçmişe sahip olduğunu, Türkiye’nin de son dönemde önemli gelişim gösterdiğini ve bu ülkelerle rekabet eder duruma geldiğini İfade etti.

Katıldığı yarışmada Türkiye’nin başarı sıralamasında o ülkeler arasında yer almasının kendisini çok mutlu ettiğini dile getiren Demirel, “İnşallah daha farklı sınavlar da var. Bu sınavlarda da Türkiye’nin en üstte görünmesini ve bunun da benim vesilemle olmasını çok isterim.” şeklinde konuştu.

‘5 SAAT ÇALIŞTIK’

Özel olarak WMI yarışması için bir çalışmada bulunmadığını ve genel manada matematik çalıştığını anlatan Demirel, şöyle devam etti:

“Hazırlık yılının sonlarına doğru matematiğe yoğun şekilde çalışmaya karar verdim. Matematik birkaç alt dalda incelenebilir. Bunların hepsi için bir defter aldım, ondan sonra da masanın başına oturup saatlerce yazmaya, soru sormaya, öğrenmeye çalıştım. Düzenli olarak günde 8-9 saat çalıştığım söylenemez ancak bir yıllık süreçte o kadar yoğun çalıştım. İkinci yılda belirli bir şeyleri biliyorduk, kardeşlerimizle, arkadaşlarımızla bu bilgiyi paylaşarak daha kalıcı hale getirmeye çalıştım. 10. sınıf da biraz bu odaklı geçti. Ancak tabii az çalıştım dediğim de 5 saat falan çalışıyorduk.

Kader dünyasında bu başarının sana yazılabilmesi için isteğinin görülmesi lazım. Aslında bunun hepsini ‘talep’ adı altında inceleyebiliriz; dua, sebat, azim. Bir istek, motivasyon oluyor, bu istek aslında bir duadır. Sonra bu duadan sonra sen bir gayrete giriyorsun, azme geliyorsun, çalışıyorsun. Bu çalışma azmini uzun süre sebat ederek sürdürürsen de bunun sonucuna başarı deniyor. Başarılı olmak isteyen arkadaşlar için formül bu.”

‘AİLEMDEN ÇOK DESTEK GÖRDÜM’

Demirel, çocukluğundan bu yana ailesinden birçok konuda büyük destek gördüğünü belirterek, “Okulun desteği denince aklıma tercih dönemi geliyor. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni seçsem mi, seçmesem mi diye arada kalmıştım, ondan sonra da seçmiştim. Tercih ettikten sonra ise aklıma, ‘Ben bir şeyler öğrenmek istiyorum, acaba imkanlar ne kadar iyi?’ sorusu geldi. Sonra şunu fark ettim, herhangi bir alanda kendini geliştirmek isteyen öğrencilere hocalarımız desteklerini esirgemiyor. ‘Ben şunu yapmak istiyorum.’ dediğimizde önümüzü açmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Olimpiyatlarda da bu şekilde oldu, ellerinden geldiğince destek olmaya çalıştılar, Allah hepsinden razı olsun.” şeklinde konuştu.

Gelecek hedeflerinden de bahseden Demirel, “Ağustos ayının başında Vietnam’da düzenlenecek Asya Matematik Olimpiyatları’nın finali var. İnşallah orada da yine daha güzel bir başarı elde etmek isterim. Bunun dışında Uluslararası Matematik Olimpiyatları (IMO) adı verilen ve en prestijli matematik olimpiyatı olarak kabul edilen farklı bir yarışma var. Bunun seçimleri de TÜBİTAK tarafından ülke genelinde yapılıyor ve 6 kişilik bir takım oluşturuluyor. Yaz döneminde kamp süreci, ardından ikinci aşama sınavı, takım seçme sınavı ve IMO var. Benim matematik olimpiyatlarına başlamamdaki en büyük motivasyon da ülkemi altın madalyayla temsil edebilmek.” ifadelerini kullandı.

‘HEDEFİM,DÜNYA BİRİNCİLİĞİ’

Demirel, Türkiye’nin Uluslararası Matematik Olimpiyatları’ndan genellikle iyi dereceler ve madalyalarla döndüğüne dikkati çekerek, şu anda Çin’de düzenlenen organizasyonda Türkiye’yi temsil eden 6 öğrencinin de başarılı sonuçlar elde etmesini diledi.

Seneye bu sınavın Budapeşte’de olacağını aktaran Demirel, şunları kaydetti:

“Bu sınavda altın madalya almak için aşağı yukarı 42 puan üzerinden 35 puan almak gerekiyor. Aslında olimpiyat sınavını fullemesi de çok zor. Çin takımı bu sınavda genellikle 42 puan yaparak altın madalya kazanıyor, dünya birincisi oluyor. Ülke tarihimizdeki en büyük başarı da Melih Üçer hocamız tarafından yapılmış; 38 puanlık bir derece, altın madalya ve dünya dördüncülüğü. Benim hedefim de inşallah bu sınavda 42 puan alıp dünya birinciliğiyle dönmek.

Madalya ve derece, bana ‘Hayatta başardım.’ dedirtecek şeyler değil çünkü madalya ve derece, sadece çalışmanın ve gayretin sertifikalanmış hali. Asıl başarı, o çalışma ve gayreti sürekli sürdürebilmek. Bunun dışında insanlara faydalı olabilmek de çok önemli. Altın madalyaları üst üste yığsak bile bunun bir önemi yok. Asıl mesele daha iyi yerlere gelerek insanlara, ümmete daha faydalı olabilmek diye düşünüyorum.”

‘ASIL AMACIM İNSANLARA FAYDALI OLABİLMEK’

Demirel, çalışmadan başarının mümkün olmadığını belirterek, “Doğru şekilde çalışmak ve öğrenmek için çabalamak lazım. Altın madalya ya da derece önemli değil, asıl mesele gayreti sürdürebilmek.” diye konuştu.

Sınavda yaptığı basit işlem hatasının kendisine önemli ders verdiğini anlatan Demirel, elde edilen başarının yalnızca kişinin kendi çabasına bağlanmaması gerektiğini söyledi.

Başarıdan çok gayret ve duaya odaklanılması gerektiğini vurgulayan Demirel, asıl amacının insanlara faydalı olabilmek olduğunu sözlerine ekledi.

yok

Author: Zeynep Kurt