Çukurören Biberi: Gelenekten Geleceğe Tarımın Simgesi

Çukurören Biberi: Gelenekten Geleceğe Tarımın Simgesi

Bilecik’in Çukurören köyünde 162 yılı aşkın bir süredir üretilen ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenen Çukurören Biberi’nin fideleri, toprakla buluştu. Her yıl düzenli olarak toplanan köylüler, imece usulü ile bu özel biber fidelerini toprağa dikti. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün “İyi Tarım Uygulamaları” desteği ile, biberin üretim sürecinin her aşaması köylüler tarafından titizlikle gerçekleştiriliyor.

Köylüler, her yıl dalından kopardıkları biberlerin tohumlarını özenle ayırarak, bir sonraki sezon için hazırlık yapıyorlar. Fideleri toprağa ekmeye başlayan üreticiler, yaz aylarının sonlarına doğru, Eylül ve Ekim aylarında hasat ettikleri biberleri iplerle sarmalayarak evlerinin balkonlarında ve dış duvarlarında doğal bir ortamda kurutuyor. Bu dönem, Çukurören köyünü adeta kırmızı bir renge büründürerek, köyün simgesi haline gelmesini sağlıyor.

Çukurören köyü muhtarı Muhittin Dündar, biberlerinin kalitesinin en önemli özelliğinin aroması olduğunu vurguladı. Dündar, “Biberimizi 162 yıldır ata tohumundan elde ediyoruz. Tohumları Mart ayının 15’inde seramızda yetiştiriyoruz. Sonrasında fidelerimizi tarlaya ekip, yaklaşık iki ay içinde büyüyerek, hasat için hazır hale geliyor. Geçtiğimiz yıl kuraklık nedeniyle 100 dekar alanda 2 ton ürün elde ettik. Biberlerimizi Türkiye’nin dört bir yanına, özellikle İzmir ve Ege bölgesine gönderiyoruz,” şeklinde konuştu.

Muhtar Dündar, yetiştirdikleri biberlerin gelecek yıl için hazırlıklarını da yaptıklarını belirtti. “Büyüklerimizden öğrendiğimiz geleneklerle, 162 yıldır aynı yöntemle üretim yapıyoruz. Bu yıl hasat ettiğimiz biberlerden bir sonraki yıl için tohum hazırlığı yapıyoruz,” dedi.

Ancak Dündar, bölgede bulunan Safi Çimento fabrikasının tarıma olumsuz etkileri olduğuna da dikkat çekti. “Çimento fabrikası nedeniyle su kaynaklarımız azaldı ve buradan çıkan toz, ürünlerimizi olumsuz etkiliyor. Önceki dönemlerdeki verimliliğimizden uzaklaştık. Bu nedenle, bu alanda daha fazla biber üretmeyi düşünmüyoruz,” ifadelerini kullandı.

Biber dikimi sürecinde çalışmalara katılan Emine Eren ise, “Şubat ve Mart aylarında biberleri ekiyoruz. Daha sonra sulama yapıp, otlarını yoluyoruz. Komşularla birlikte her gün tarlalarda çalışarak dikim yapıyoruz. Temmuz ve Ağustos’a kadar hasat çalışmalarımız devam ediyor. Biberleri tek tek topladıktan sonra gölgelik alanlarda kurutuyoruz. Kurutma işlemi tamamlandıktan sonra alıcılara sunuyoruz,” şeklinde bilgi verdi.

Çukurören Biberi, köylülerinin azmi ve geleneksel yöntemleriyle, hem geçmişin hem de geleceğin bir sembolü olmayı sürdürüyor.

Author: Zeynep Kurt