İran ve ABD’nin Nükleer Müzakereleri: Masada 20 Milyar Dolarlık Anlaşma

İran ve ABD arasındaki nükleer gerilimde çözüm umutları yeniden alevleniyor. Son günlerde ortaya atılan iddialara göre, iki ülke, yaklaşık 20 milyar dolarlık dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını öngören kapsamlı bir anlaşmanın son aşamasına geldi. Axios’un diplomatik kaynaklara dayanarak verdiği habere göre, bu önermenin karşılığında Tahran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunu azaltması bekleniyor. Müzakerelerdeki bu formül, her iki tarafın da ana kırmızı çizgilerine dokunmadan bir orta yol bulma çabası olarak değerlendiriliyor.

Haberlere göre, İran, uzun süredir erişmek istediği finansal kaynaklara ulaşmayı hedeflerken, ABD ise nükleer silah üretimi riskini azaltacak somut adımlar talep ediyor.

Zenginleştirilmiş uranyum konusunda yapılan görüşmeler, taraflar için oldukça kritik. Özellikle yüksek saflıkta zenginleştirilmiş uranyum stoklarının uluslararası denetim altında seyreltilmesi veya üçüncü bir ülkeye aktarılması gibi seçenekler giderek ön plana çıkıyor. Washington yönetimi, bu stokların etkisiz hale getirilmesini güvenlik açısından vazgeçilmez bir şart olarak görmekte.

Diplomatik trafik oldukça hareketli. Pakistan’ın aktif arabuluculuğuna ek olarak, Türkiye ve Mısır’ın da müzakerelere arka planda destek verdiği belirtiliyor. Tarafların önümüzdeki günlerde İslamabad’da yeniden bir araya gelmesi ve müzakerelerin somut bir anlaşma metni ile sonuçlanması bekleniyor.

Ancak, anlaşma yolunda önemli engeller de bulunmakta. ABD, İran’ın nükleer faaliyetlerini en az 20 yıl boyunca sınırlandırmasını talep ederken, Tahran yönetimi bu sürenin 5 yıl ile sınırlı tutulmasında ısrar ediyor. Bu süre farkı, müzakerelerin en zorlu noktalarından biri olarak öne çıkmakta. Taslak metne göre, İran’a yalnızca sivil amaçlarla, özellikle tıbbi izotop üretimi için sınırlı nükleer faaliyet yürütmesine izin verilmesi öngörülmekte. Ayrıca, yeni nükleer tesislerin yüzeyde inşa edilmesi ve mevcut yer altı tesislerinin kapatılması da şartlar arasında yer alıyor.

Bütün bu başlıklara rağmen, tarafların önceki müzakerelere nazaran daha somut adımlar atarak, bir mutabakat zaptının imzalanmasına her zamankinden daha yakın olduğu belirtiliyor. Anlaşmanın gerçekleşmesi halinde; yalnızca ABD-İran ilişkilerinde değil, bölgesel dengelerde de önemli değişimlerin yaşanabileceği ifade ediliyor.

Author: Hakan Kaplan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir