Yapay zeka videoları çocukları nasıl etkiliyor? ‘Çocukların iyiliği gözetilmiyor…’ Posted on 11 Haziran 2026 by Yusuf Arslan MİLLİYET.COM.TR / ÖZEL – YouTube, TikTok ve Instagram gibi sosyal medya platformları son dönemde çocuklara yönelik yapay zeka üretimi videolarla adeta dolup taşıyor. Üstelik bu içerikler artık yalnızca birkaç örnekten ibaret değil; yüzlerce, hatta binlerce videodan oluşan büyük bir içerik akışı oluşmuş durumda. Sorun ise bu videoların büyük bölümünün düşük kaliteli, mantık hatalarıyla dolu ve gerçeklik algısını bozabilecek içerikler olması. Birçoğu küçük yaştaki çocukların algoritmasına göre hazırlanan bu içeriklerin sayısı her geçen gün katlanıyor. Uzmanlara göre özellikle küçük yaştaki çocuklar, yapay zeka tarafından oluşturulan bu tür videoları gerçek dünya kurallarıyla ayırt etmekte zorlanabiliyor . Örneğin çocuklara trafik güvenliğini öğretmeyi amaçlayan bir videoda iki çocuk yoğun trafikte koşarken bir anda karakterlerden biri balona dönüşüp gökyüzüne uçuyor. özellikle kedilerin başrolde yer aldığı, absürd hikayelerden oluşan yapay zeka videoları hazırlanıyor… Ya da bu tarz içeriklerde yumurtadan kurt, kaplan ve keçi yavruları çıkabiliyor. Haberlerimizi Google’da Takip Edin En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin UZMANLAR ÇOCUKLARIN GERÇEKLİK ALGISI KONUSUNDA ENDİŞELİ Bu tarz videolar milyonlarca görüntülenme elde ederken, içerikleri üreten hesapların inanılmaz hızlı bir üretim ve paylaşım yaptığı görülüyor. Bazı kanallar birkaç gün içinde onlarca video yükleyebiliyor. Uzmanlara göre bu üretim temposu geleneksel animasyon stüdyoları için imkansız seviyede. Dijital Medya ve Çocuk Platformu (dijitalmedyavecocuk.org) Kurucusu ve Bilgi Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Esra Ercan Bilgiç , dikkat edilmesi gereken asıl noktanın “dikkat ekonomisi” kavramı olduğunun altını çiziyor. Son dönemde bu alandaki araştırmaların, küçük çocuklara yönelik dijital içeriklerin giderek daha fazla izlenme süresini artırmak amacıyla tasarlandığını söyleyen Bilgiç, Milliyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; Yapay zekâ ile çok düşük maliyetle ve çok büyük miktarda içerik üretilebilmesi de bu eğilimi hızlandırıyor. Yani tartışma yalnızca içerik kalitesi değil, aynı zamanda çocukların dikkatinin ticari bir kaynağa dönüştürülmesiyle ilgili. Birçok yapay zekâ videosunda belirgin bir hikâye, karakter gelişimi veya pedagojik amaç bulunmuyor. İçerik, çocuğun dikkatini mümkün olduğunca uzun süre ekranda tutmak için sürekli yeni ve şaşırtıcı uyaranlar üretmeye odaklanıyor. Sürekli olarak mantık hatalarıyla, nedensellikten kopuk geçişlerle ve fiziksel gerçekliği bozan sahnelerle karşılaşmaları, küçük çocukların dünyayı anlamlandırma süreçlerini desteklemek yerine zorlaştırabilir. Özellikle okul öncesi dönemdeki çocuklar dünyayı gözlemleyerek, neden-sonuç ilişkileri kurarak ve gerçeklik hakkında zihinsel modeller oluşturarak öğrenirler. Bu dönemde çocukların yetişkinler eşliğinde gerçek hayat deneyimlerine ihtiyaçları vardır. Karşılarına çıkan içeriğin ne olacağına algoritmaların karar vermesi ve bu içerikleri çocukların gelişimini destekleme amacı güden uzmanların tarafından değil, dikkati sömürmeyi önceliklendiren yapay zeka programlarının üretmesi endişe verici. Çocukların dijital ortamda korunmasına odaklanan FairPlay adlı sivil toplum kuruluşu ise Google ve YouTube’a açık mektup göndererek özellikle YouTube Kids platformundaki düşük kaliteli yapay zeka içeriklerinin sınırlandırılmasını istedi. Kuruluşun program direktörü Rachel Franz’a göre küçük çocuklar dünyayı anlamlandırmaya çalışırken gördükleri her şeyden öğreniyor. Ancak yapay zeka videolarındaki mantıksız geçişler ve fizik kurallarını ihlal eden sahneler, çocukların öğrenme sürecini bozabiliyor. Aslında benzer kaygıları eğitim uzmanları da uzun zamandır paylaşıyor. Eğitim psikoloğu Ana